Bint Mbareh

Bint Mbareh (d.1995) Filistin’de büyümüs bir ses sanatçisi ve müzisyendir. Goldsmiths’teki Etnomüzikoloji Yüksek Lisansina kadar, Filistinlilerin modern Selefilik ve teolojik ve manevi kolonizasyon tarafindan yok edilen ibadet sistemlerine ve azizlere saygi duyuldugu gerçeginden habersizdi. Bölgedeki su tasarrufunun tarihi üzerine yaptigi arastirma, onu bazen (fiziksel olarak) köklü bir agaçtan baska bir sey olmayan azize geri getirdi. Velinin komsulari, fakirleri iyilestirmek, yagmuru getirmek, topraga ve insan vücuduna bereket getirmek ve atalari daha güvenli yerlere yönlendirmek için her zaman onlara güvendi. Bint Mbareh, azizler için, onlarin onuruna söylenen sarkilari derinden dinleyerek ve onlari 2022 için yeniden besteleyerek, azizlere hürmet etmenin manevi gelenegini geri kazanmak için popüler yollari arastiriyor. Egemenlik mücadelelerinde komünal seslere/yükseklige özel bir ilgisi var.
Filistin’de Exist Festival’de, Amman’da Darat al-Funun’da, Londra’da Arab Women Artists Now’da, Shubbak Festivali için At Sawa Sawa platformunda yagmur çagirma ritüelleri gerçeklestirmis, Londra’da Cafe Oto’da Youth Music’te ikamet etmis ve görevlendirilmis performans sergilemistir. Mophradat’in Read the Room Festivali’nde (Brüksel) ve BUDA Kortrijk’in Next Festival’inde çalisti. Hizir Zine’de de yazilari yayimlandi.

Tüm fotograflar: Sanatçinin izniyle

Henüz tanismadigim bir komsuya giden yol, 2022.
Holografik fan, mum, ve kumas ile ses yerlestirmesi, 20 dakika

1267’de, Musa Peygamber’in alayi; Mars gezegenine ürkütücü bir benzerlik gösteren Khan-al-Ahmar adinda dünyanin en alçak noktasina yakin bir bölgede kutlanmaya baslandi. “Kizil pazar” anlamina gelen Khan al-Ahmar, adini bölgenin kirmizi topraklarindan aliyor. Bir zamanlar çok tuzlu bir denizi olan bölge, simdi kurak bir çayir. Yerlesik topluluklar, Mars kültlerine benzer bir sekilde zaferlerini burada kutlamislardi. Bölgenin karakteristik olarak Marslilarinkine benzeyen mezarligi cinsel utanç efsanesini gizler, çünkü orada birçok namus cinayeti kurbani gömülüdür. Ayrica mabet, koruyucu ruhlar tarafindan intikamci tezahürlerin hikayeleriyle çevrilmistir. Örnegin, zina yapan biri veya bir hirsiz yakindaysa tepki olarak bir kum firtinasi patlak verir.

Burada sonsuz bir çekisme vardir, ancak kutlama, ebedi geri dönüs gerçegini israrla ileri sürerek geri gelir. 1920’de Birlesik Krallik Filistin Mandasi, bu kutlamanin gerçeklestigi festivalin bir topluluk ruhu olusturup insanlari Siyonist yerlesimci sömürgecilige karsi protestolara tesvik ettigine hüküm vererek buna son verir.

Onlarca yil sonra, DJ Sama Abdulhadi kutlama için tekrardan bu bölgeyi seçerek kendini Filistin Yönetimi’nin de destegiyle gerçeklestirdigi tekno-DJ performansini sergilerken filme aldi. Böylelikle bir kez daha (bir asirda üçüncü ya da dördüncü kez) bölgenin önemini ortaya koyan bir tür devrim patlak verdi.

Anma gelenegini ziyaretçiler tarafindan uzun bir sarkiyla devam ettiren mabet, atesli dogasindan vazgeçmeyi reddeder. Bunu takiben, Henüz Tanismadigim Bir Komsuya Giden Yol, mabete yapilan ziyaretlerin gelecegini hayal etmektedir. Sanatçi bu eserde sesi,  simdi/sonra, yasayan/ölü, buradan/buradan olmayan arasindaki kopusta, üretken bir reddetme araci olarak konumlandirmaktadir. Ziyaretçiler, esere eslik eden sesi dinlemekte ve gelenekte de oldugu gibi mumlari yakmakta özgürdür.